Haberi en doğru ve tarafsız alacağınız adresiniz-didimahaber.com- DidimAhaber Haftalık Siyasi Gazete
21 Temmuz 2017 Cuma, Saat:
  • AKBÜK ZÜBEYDE HANIM PARKI ARTIK HEYKELLERİYLEDE ANILACAK
    Yazı Boyutu : A A A
  • Park içerisinde yer alan 5 adet gül yaprağı heykeli, Zübeyde Hanım'ın beş çocuğunu simgeler bunlar Fatma,Ahmet,Ömer, Naciye ve Makbule hanımdır.Diğer iki adet gül heykelleri ise Atatürk'ü ve Ali Rıza efendiyi simgeler...
  •  

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    AKBÜK ZÜBEYDE HANIM PARKI ARTIK HEYKELLERİYLEDE ANILACAK

    Akbükte büyük özen gösterilerek yapılan İçerisinde kafeterya, oturma alanları, çocuk oyun alanları, basketbol sahası, plaj voleybolu alanı, yürüyüş yolu ile iskelenin yer aldığı,

    Zübeyde Hanım parkı, Geçtiğimiz yıl Eylül ayı içerisinde açılışı yapılarak hizmete sunulmuştu .

      

    Daha sonra park içerisine,  Heykeltraş Olgaç Demirkol tarafından yapılan 5 adet heykel ve bir adet kitabe yerleştirilmiş bunlarla ilgili açılış ise 8 Mart Dünya Kadınlar günü gerçekleştirilmek istenmişti,

    ancak hava muhalefeti nedeniyle ertelenmişti. Dolayısıyla bu açılış 19 Mayıs Atatürkü anma,Gençlik ve Spor bayramı'nda düzenlenen törenle gecikmeli olarak gerçekleştirildi.

      

    Park içerisine yerleştirilen heykeller  ve Atatürk'ün Annesine mezarı başında yaptığı konuşma metninin yer aldığı kitabe büyük bir katılımla açılışı gerçekleştirildi.

    Törende konuşan Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay"Bu gün bu önemli günde gençlerimizle birlikte burada olmaktan mutluluk duyuyorum.

    Ulu önder Atatürk Cumhuriyeti gençlerimize emanet etmişti onun emanetlerine sahip çıkmak hepimizin asli görevidir.Bu millet Cumhuriyetimizi ve onun laik ilkelerini herzaman koruyacaktır,

    Atatürk daha öncede söylediği gibi cebren ve hileyle karşımıza çıkarlar demişti,işte bu gün aynı şeyler tekrar yaşanıyor hepinizinde bildiği gibi  kazandığımız bir seçim cebren ve hileyle bertaraf edildi

    işte bu nedenle her zaman akıllı ve hazırlıklı oalacağız.Bu günlerde yine Atatürk ve ailesi'ne bir takım saldırılar yapılmakta,biz yüce önderimizin ailesinide biliyoruz kendisinide, herkes kendine baksın.Bu düşünce ve duygularla hepinizin bayramını kutlıyor saygılar sunuyorum."dedi.

     

    Daha sonra Söz Alan Didim Garnizon komutanı  Dnz.Yarbay Çetin Gülseven günün anlam ve önemine değindi ve  katılan herkese teşekkürlerini ileterek bayramlarını kutladı.

    Konuşmaların ardından Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım heykelinin açılışı yapıldı.

    Açılışa Didim Belediye Başkanı A.Deniz Atabay,Didim Garnizon komutanı Dnz.Albay Çetin Gülseven,Bel.Bşk.Yrd.Salih Bankoğlu,Ditab Başkanı Sevinç Karataş,Turizmcİ Hikmet Atilla,

    Belediye meclis üyeleri,kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Heykeltraş Olgaç Demirkol tarafından yapılan heykellerle ilgili detaylar şöyle,

    Park içerisinde yer alan 5 adet gül yaprağı heykeli, Zübeyde Hanım'ın beş çocuğunu simgeler bunlar Fatma,Ahmet,Ömer, Naciye ve Makbule hanımdır.

    Diğer iki adet gül heykelleri ise Atatürk'ü ve Ali Rıza efendiyi simgeler.

    Atatürk'ün Annesi Zübeyde Hanım 14.01.1923 Yılında vefat etmiştir.

    Ulu Önder Atatürk'ün Annesinin mezarı başında yaptığı konuşması,

    "Zavallı annem

    bütün millet için ülkü olan İzmir’in kutsal topraklarına bedenini vermiş bulunuyor.

    Arkadaşlar, ölüm, yaratılışın en doğal bir kanunudur.

    Fakat böyle olmakla beraber bazen ne üzüntü verici görünüşler olur.

    Burada yatan annem, eziyetin, zorlamanın bütün milleti felâket uçurumuna götüren bir keyfi idarenin kurbanı olmuştur.

    Bunu açıklamak için izin verirseniz acı hayatının belli birkaç noktasını sunayım.

    Abdülhamit devrinde idi.1905 tarihinde mektepten henüz kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım.

    Hayata ilk adımı atıyordum. Fakat bu adım hayata değil, zindana rastladı.

    Gerçekten bir gün beni aldılar ve baskı idaresinin zindanlarına koydular.

    Orada aylarca kaldım.

    Annemin, bundan ancak hapisten çıktıktan sonra haberi olabildi.

    Ve derhal beni görmeye koştu. İstanbul’a geldi.

    Fakat orada kendisiyle ancak üç beş gün görüşebildim.

    Çünkü tekrar baskı idaresinin casusları, cellatları ikametgâhımızı sarmış ve beni alıp götürmüşlerdi.

    Annem ağlayarak arkamdan takip ediyordu.

    Ben, sürgün yerime götürecek olan vapura bindirilirken benimle görüşmesi engellenen annem

    göz yaşlariyle Sirkeci rıhtımında acılar ve kederler içinde bırakılmış bulunuyordu.

    Sürgün yerinde geçirdiğim tehlikeler onun hayatının acılar ve göz yaşları içinde geçmesine sebep olmuştur.

    Başka bir nokta daha: Mütareke zamanında Anadolu’ya geçtiğim zaman, annemi acılı bir halde İstanbul’da bırakmak zorunda kaldım.

    Yanımda kendisine arkadaşlık ettiği bir adamım vardı.

    Bunu Erzurum’dan İstanbul’a gönderdiğim zaman annem bu adamın yalnız olarak geldiğinden haberli olduğu dakikada,

    benim hakkımda halife ve padişah tarafından verilmiş olan idam kararının yerine getirildiğini zannetmiş ve bu zan, kendisini felce uğratmış.

    Ondan sonra bütün mücadele seneleri onun hayatını acı, üzüntü içinde geçirtmişti.

    Padişah ve hükûmetinin ve bütün düşmanların daima baskı ve işkencesi altında kalmıştı.

    İkametgâhı  bin türlü bahanelerle ve nedenlerle basılır ve araştırılır, kendisi rahatsız edilirdi.

    Annem üç buçuk senelik bütün gece ve gündüzlerini göz yaşları içinde geçirdi.

    Bu göz yaşları ona gözlerini kaybettirdi. Sonunda çok yakın zamanda onu İstanbul’dan kurtarabildim.

    Ona kavuşabildim ki, o artık maddi olarak ölmüştü, yalnız manevi olarak yaşıyordu.

    Annemin kaybından şüphesiz çok üzüntülüyüm.

    Fakat bu üzüntümü gideren ve beni avutan bir konu vardır ki, o da anamız vatanı yok olmaya götüren idarenin artık bir daha geri gelmemek üzere

    yokluk mezarına götürülmüş olduğunu görmektir.

    Annem, bu  toprağın altında, fakat millî hâkimiyet sonsuza dek devam etsin. Beni teselli eden en büyük kuvvet budur.

    Evet millî hâkimiyet sonsuza dek devam edecektir.

    Annemin ruhuna ve bütün ataların ruhuna üzerime almış olduğum vicdan yeminimi tekrar edeyim.

    Annemin mezarı önünde ve Allah’ın huzurunda yemin ediyorum, bu kadar kan dökerek milletin kazandığı ve elde tuttuğu hâkimiyetin korunması ve savunması için

    gerekirse annemin yanına gitmekte asla kararsız davranmayacağım.

    Millî hâkimiyet uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun."

    Mustafa Kemal ATATÜRK

    27.01.1923

    Haber/ Bülent ESER /

                                  

     

     

     


  • Bu fotoğrafı puanlayın
    • Currently 3.5/5 Stars.
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    (4 oy aldı, ortalama 5 üzerinden 4.8)
  • Bu haber 462 defa okunmuş. / Eklenme: 19.5.2017
  • AKBÜK ZÜBEYDE HANIM PARKI ARTIK HEYKELLERİYLEDE ANILACAK Park içerisinde yer alan 5 adet gül yaprağı heykeli, Zübeyde Hanım'ın beş çocuğunu simgeler bunlar Fatma,Ahmet,Ömer, Naciye ve Makbule hanımdır.Diğer iki adet gül heykelleri ise Atatürk'ü ve Ali Rıza efendiyi simgeler...
YORUMLAR (0)
Facebookda Yorum Yapın