Haberi en doğru ve tarafsız alacağınız adresiniz-didimahaber.com- DidimAhaber Haftalık Siyasi Gazete
26 Ekim 2020 Pazartesi, Saat:
’’Aliyan’’ Oluverdi ’’Ali’’...
Yaşar ÇELEBİ / 1949yc@gmail.com

’’Aliyan’’ Oluverdi ’’Ali’’...

‘Nasıl oldu o iş?’  Şöyle oldu; 

İstanbul’da Ermeni anne ve baba’dan doğan ‘ALIYAN’ 6 yaşına kadar ‘Ermeni’ydi...    

6. yaşından henüz dört gün almıştı ki apış arasından 10 gram et parçası kestirildi Aliyan’ın. 

Ne olduysa o günden sonra oldu... yedi yaşından sadce 4 gün alan Aliyan, sünnetçi amcasının sihirli elleriyle oluverdi ALİ... 

Gel zaman, git zaman okudu bizim Ali, askere gitti, komşu kızı Ayşe Tanrıverdi ile evlendi, çocukları oldu... soyadı hep ‘KOÇARYAN’ kaldı.

......... 

Fatih Sultan Mehmed Bosna’yı fethettiği zaman Osmanlı devlet politikasının sonucu olarak bölge halkına din serbestliği (laikliği) getirmişti.

O’nun Bosna’da Latin papazlara verdiği ‘1478’ tarihli fermanında;

"...Nişanı-ı hümayun şu ki: Ben Sultan Mehmed Han'ım... üst ve alt tabakada bulunan bütün halk tarafından şu şekilde bilinsin ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahiplerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum; 

Söz konusu rahiplere ve kiliselerine hiç kimse tarafından engel olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gerekse kaçanlara emn-ü aman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerinde yerleşsinler; ne ben, ne vezirlerim ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. 

Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışardan memleketimize getirecekleri kimselere yeri ve göğü yaratan Allah hakkı için, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) hakkı için, yedi Mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin peygamber hakkı için ve kuşandığım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarıda belirtilen hususlara söz konusu rahiplere; ‘benim hizmetime ve benim emrime’ itaatkâr oldukları sürece hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir..."

Ferman suretinde de görüldüğü gibi ülkemizde ki azınlıklar asırlar boyu ‘Hürce' yaşamışlardır.

.........

Azerbaycan Ermenistan ile 28 yıldır işgal altında olan topraklerı için savaşırken biz Türkiye’deki Ermeni kardeşlerimizi tabii ki korumalıyız. ‘Kardeşlerimiz’ tabirini bilerek kullanıyorum. Ben okul sıralarında Ermeni komşumuzun çocuğu ile oynadım, onunla ceviz, elma hırsızlığı yaptım... askere onunla beraber gittim, silah tuttum. Ve ne güzel tesadüftür ki yine o Ermeni asıllı, fakat TÜRKIYE CUMHURIYETI vatandaşı olan bu arkadaşımla yurt dışında çalışmak için aynı trene bindim, aynı kompatımanda ekmeğimi paylaştım. Ve hala onun torunları ile benim torunlarım aynı okula gidiyorlar. 

Demem o ki; Artin İstanbul’da doğdu... annesi de, babası da Ermeni asıllıydı. 

Ben de ERIVAN’DA doğamaz mızdım, Veya babam, veya annem Ermeni olamaz mıydı? 

SORUN NEREDE?.. Bırakın politikayı ‘politikacılar’(Yanlış veya doğru) yapsın. 

Bize; Ermeni asıllı kapı komşumuzu, iş arkadaşımızı korumak, kol kanat germek düşer... Zaten insanlık da bunu gerektirir. 

İnsanı ‘İnsan’ yapan vasıfları taşıyanlara,

Saygılarımla      

 

  • Bu fotoğrafı puanlayın
    • Currently 3.5/5 Stars.
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    (2 oy aldı, ortalama 5 üzerinden 5)
  • Bu yazı 1023 defa okunmuş.
  • KEFEN VE KAVUK... ‘Nasıl oldu o iş?’ Şöyle oldu;
YORUMLAR (0)
Facebookda Yorum Yapın